Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun mezarından alınan örneklerde, toprakta rastlanmayan antimon saç, tırnak ve kemik dokularında yüksek düzeyde saptandı. Adli tıp uzmanı Prof. Dokgöz, bulguların şüpheli olduğunu ancak zehirlenerek öldürüldüğü sonucuna varmak için yeterli olmadığını söyledi
Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin belirlenmesi ve ölümünde üçüncü kişilerin dahlinin bulunup bulunmadığının araştırılması amacıyla başlatılan soruşturma sürüyor. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla mezarı açılan Kozinoğlu’ndan alınan örnekler üzerinde Adli Tıp Kurumu ön incelemesini tamamlandı. Buna göre, mezar toprağında zehirli maddeye rastlanmazken saç, tırnak ve kemik dokularında yüksek düzeyde antimon saptandı. Kesin ölüm nedenine ilişkin nihai değerlendirmenin yer alacağı Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu raporunun savcılığa sunulması bekleniyor.
‘Antimon’ bulgusu şüpheli
Ön raporu değerlendiren adli tıp uzmanı Prof. Dr. Halis Dokgöz, antimon bulgusunun şüpheli olduğunu ancak mevcut sonuçların tek başına zehirlenme ya da ölüm nedeni hakkında kesin bir değerlendirme yapmak için yeterli olmadığını söyledi. Mezarın baş ve ayak kısımlarıyla sağından, solundan ve altından karşılaştırma amacıyla toprak örnekleri alındığını belirten Dokgöz, bu örneklerde antimon bulunmadığını ifade etti. Toprakta antimon saptanmamasının, dokulardaki maddenin mezar toprağından kaynaklanıp kaynaklanmadığını değerlendirmek açısından önemli olduğunu ancak antimonun vücuda nasıl girdiğini tek başına açıklamadığını kaydetti.
‘Kalp ritmini bozar’
Tırnak örneğinde yaklaşık 7 bin nanogram antimon ölçüldüğünü belirten Dokgöz, literatürde toksik düzey için 2 bin-5 bin nanogram aralığını bildiren çalışmalar bulunduğunu söyledi. Kemik ve saç örneklerinde de yüksek antimon düzeyleri tespit edildiğini belirten Dokgöz, “Şüpheli bir durum var, bunu açıklamak gerekir” dedi. Saç, tırnak ve kemik dokusunda antimon için literatürde kesin olarak tanımlanmış akut ölümcül doz eşiği bulunmadığını vurgulayan Dokgöz, ölçülen değerlerin doğrudan ölümcül doz olarak yorumlanamayacağını ifade etti. Kesin değerlendirme için önceki otopsi ve laboratuvar sonuçlarının yeni bulgularla karşılaştırılması gerektiğini belirten Dokgöz, toksikoloji uzmanlarının madde düzeylerini inceleyeceğini, adli tıp uzmanları, patologlar ve kardiyologların da diğer bulgularla birlikte ölüm nedenini değerlendireceğini söyledi. Antimonun kalp ritim bozukluklarına yol açabileceğini ve kalp krizini tetikleyebileceğini belirten Dokgöz, maddenin şüpheli biçimde alınması halinde kokusuz ve tatsız olabileceğini, kişinin bunu fark etmeyebileceğini söyledi. Dokgöz, mevcut aşamada “zehirlenerek öldürüldü” demenin bilimsel açıdan doğru olmayacağını yineledi.
‘Kesin rapor beklenmeli’
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, “Olayla ilgili olarak sadece ön rapor tanzim edilmiş olup nihai rapor henüz açıklanmadı. Muhtemelen bu hafta içi düzenlenecek. Kesin rapor çıkmadığından bir kısım tespit edilen hususlarda yapılan açıklamalar bu aşamada ancak yorum olarak değerlendirilebilir. İhtisas dairesinin raporu çıkmadan kesin bir tespitte bulunulması mümkün değildir” denildi.
Antimon nedir?
İnternet sitelerinde farklı formlarda, saflık derecelerinde satılan antimon (Sb), alev geciktirici kimyasalların üretiminde, kurşun-asit pillerde ve metal alaşımlarında kullanılan stratejik bir mineral. Savunma sanayisi ve enerji teknolojilerinde de kullanım alanı bulunuyor. Toz ve duman haline geldiğinde solunum yoluyla vücuda girerek toksik etki gösterebilen antimon, su ve gıdalar aracılığıyla da alınabiliyor. Akut zehirlenmede ağızda metalik tat, bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal ve nefes darlığı görülebiliyor. Uzun süreli maruziyet ise solunum yolu tahrişi, kronik bronşit, cilt döküntüleri, kalp ritim bozuklukları ile karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında bozulmaya yol açabiliyor.
#gündem #toprakta #tırnakta #fethiyede
















