Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung ile düzenlediği ortak basın toplantısında, iki ülke arasındaki nükleer enerji iş birliğine dikkat çekti. Erdoğan, "Türkiye Nükleer Enerji şirketi ile Kore Elektrik Enerjisi Kurumu arasında imzalanan mutabakat zaptı iş birliğimiz için önemli bir zemin teşkil ediyor." dedi.
Enerji arz güvenliğini güçlendirmek ve dışa bağımlılığını azaltmak isteyen Türkiye, nükleer enerji alanındaki çalışmalarını uluslararası temaslar ve Akkuyu'daki hazırlıklarla sürdürüyor. Bu sürecin önemli aşamaları arasında, Berat Albayrak'ın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı döneminde yürütülen lisanslama, izin ve temel atma çalışmaları bulunuyor.

65 yıllık rüyadan tarihi temele: Berat Albayrak imzası.
TEMEL ÖNCESİ HAZIRLIKLAR HIZLANDIRILMIŞTI
Aynı dönemde Rusya ile yürütülen temaslarda da hazırlıkların hızlandırılması gündemdeydi. Ekim 2017'de Rosatom Genel Müdürü Aleksey Lihaçev ile Albayrak arasındaki görüşmede, hazırlıkların tamamlanarak temel atma aşamasına geçilmesi yönündeki mesaj öne çıkmıştı.

“Sadece izleyici konumuna düşüremeyiz”: Berat Albayrak’ın nükleer vizyonu.
2018'DE ATILAN TEMELLE YENİ AŞAMAYA GEÇİLDİ
Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin birinci güç ünitesinin temeli, 3 Nisan 2018'de Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in katıldığı törenle atılmıştı.
Albayrak, törendeki konuşmasında Akkuyu'yu Türkiye açısından enerji ve teknoloji alanında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirmişti. Nükleer teknolojinin Türkiye'ye kazandıracağı kapasiteye dikkat çekerek, santralde yüksek güvenlik standartlarına sahip teknolojiyle enerji üretileceğini belirtmişti.

Berat Albayrak “Burası Çok Önemli”de yazdı: “Türkiye’nin nükleere sahip olması şarttır”
65 YILLIK RÜYAYI KİTABINDA ANLATMIŞTI
Enerji ve Tabii Kaynaklar ile Hazine ve Maliye Bakanlığı görevlerinde bulunan Berat Albayrak, "Burası Çok Önemli" adlı kitabının "65 Yıllık Rüya: Nükleer Enerji" bölümünde, Türkiye'nin nükleer enerji yolculuğunu ve bakanlığı döneminde yürütülen çalışmaları anlatmıştı.
Albayrak, Türkiye'nin Adnan Menderes döneminde, 1956'da başlayan nükleer yolculuğunun engellendiğini, ertelendiğini ve ciddi bir dirençle karşılaştığını savunmuştu. Dünyanın yaklaşık 70 yıldır bu projeleri hayata geçirdiğini belirterek şu değerlendirmeyi yapmıştı:
"Yıllardır herkese 'helal' olan bir teknoloji Türkiye'ye 'haram' deniliyorsa, orada bir yanlışlık var demektir ve bu konuda durup düşünmek gerekir."

GÜVENLİK TARTIŞMALARINA METZAMOR ÖRNEĞİ
Albayrak, güvenlik endişesiyle nükleer santrallere karşı eylem yapan çevrelere yönelik eleştirilerinde Ermenistan'daki Metzamor Santrali'ni örnek göstermişti.
Kitabında santralin 1977 yılında yapılan eski nesil teknolojiye sahip olduğunu ve teknik ömrünü 2005'te tamamlamasına rağmen faal tutulduğunu ifade etmişti. Türkiye sınırına yalnızca 16 kilometre uzaklıkta bulunduğunu belirttiği tesisin bölge ve dünya için büyük tehdit oluşturduğunu savunarak, aynı çevrelerin bu santrale karşı neden eylem yapmadığını sormuştu.
"SADECE İZLEYİCİ KONUMUNA DÜŞÜREMEYİZ"
Nükleer enerjiye ilişkin kararlılığını "Farklı lobiler ne söylerse söylesin, Türkiye'nin nükleere sahip olması şarttır." sözleriyle vurgulayan Albayrak, bakanlığı döneminde taviz vermeden projelerin önünü açtıklarını ve Akkuyu'da yükselen inşaatı gururla izlediklerini belirtmişti.
Fransa'nın elektrik üretimindeki nükleer payını da örnek gösteren Albayrak, kitabında bu oranı yüzde 80'e yakın olarak aktarmıştı. Bu değerlendirmesinin ardından, "Bunları göz ardı ederek, ülkemizi popülist söylemlerle, böylesine önemli bir teknolojide sadece izleyici konumuna düşüremeyiz." ifadelerini kullanmıştı.
1970'LERDEN TEMEL ATMA TÖRENİNE UZANAN SÜREÇ
Albayrak, Akkuyu projesinin 1970'lerde gündeme geldiğini, ancak birçok engel nedeniyle askıda kaldığını ve yapılamadığını anlatmıştı. Mersin'in Gülnar ilçesindeki Akkuyu arazisinin nükleer santral için uygunluğunun 1974'te kabul edildiğini, uzun yılların ardından 2010'da Türkiye ile Rusya arasında santralin inşası için imzaların atıldığını belirtmişti.
Bakanlığı dönemindeki çalışmaları ise şu sözlerle aktarmıştı:
"Biz mevzuat ve organizasyonel altyapıyı oluşturup süreci hızlandırdık. Hukuki hazırlıkları, gerekli onayları ve bürokratik süreçleri ivedilikle bitirdik."
Albayrak, Haziran 2017'de elektrik üretim lisansının verilmesini ve kitapta "Ekim 2017'de inşaat izninin çıkarılması" olarak ifade ettiği aşamayı, görev döneminde kaydedilen önemli gelişmeler arasında göstermişti. Bu adımlarla projenin önünün açıldığını ve inşaatın başlamasının önünde onlarca yıldır duran engellerin kaldırıldığını belirtmişti.
Nisan 2018'de iki ülkenin devlet başkanlarının katılımıyla birinci güç ünitesinin temel atma töreninin yapıldığını hatırlatan Albayrak, bu aşamayı "65 yıllık rüya gerçeğe dönüştü" sözleriyle anlatmıştı.
GELECEK NESİLLERE UZANAN ENERJİ YATIRIMI
Albayrak, kitabında santralin 4 bin 800 megavat kurulu güce sahip olacağını, yılda 35 milyar kilovatsaat elektrik üretimiyle Türkiye'nin elektrik ihtiyacının yüzde 10'unu tek başına karşılayacağını belirtmişti.
O dönemde yatırım bedelini 20 milyar dolar olarak aktardığı projeyi, Cumhuriyet tarihi boyunca gerçekleştirilen en büyük proje olarak nitelendirmişti. Ekonomisi ve sanayisi büyüyen Türkiye açısından yatırımın önemini vurgulayarak, santralin gelecek nesillerin enerji ihtiyacının karşılanmasına da katkı sağlayacağını ifade etmişti.
Albayrak, kitabında dönemin üretim beklentisini "İnşallah 2023 yılında da elektrik üretimi başlayacak." sözleriyle paylaşmıştı. Akkuyu'ya ilişkin son açıklamada ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, santralin elektriğinin 2027'den itibaren Türkiye'nin enerji sisteminde kullanılmasının hedeflendiğini bildirdi.
REAKTÖRDE GERÇEK YAKIT ÖNCESİ PROVA
Akkuyu'da işletmeye hazırlık çalışmalarında, Haziran 2026'da önemli bir aşama geride bırakıldı. Birinci güç ünitesinin reaktör basınç kabına 163 temsili yakıt demeti yerleştirildi.
Nükleer Düzenleme Kurumu gözetiminde gerçekleştirilen işlem, gerçek yakıt yüklemesinin provası niteliğindeydi. Gerçek yakıt demetleriyle aynı tasarım, ağırlık ve boyuta sahip olan temsili demetler nükleer malzeme içermiyordu. Bu çalışmayla tesisin mekanik, hidrolik ve termal sistemleri ile yapısal dayanıklılığı sınandı.

HİDROLİK TESTLER DE TAMAMLANDI
Santralin birinci güç ünitesinde, ikinci devre ekipmanlarının dayanıklılığını kontrol etmek amacıyla gerçekleştirilen hidrolik testlerin de tamamlandığı açıklandı.
Üç gün süren çalışmalarda dört buhar jeneratörü, buhar armatür blokları ve besleme suyu boru hatları kontrol edildi. Ekipmanlar 12,6 megapaskal basınç altında sınanırken bağlantı noktalarının sızdırmazlığı incelendi.
Kontrollerin ardından ekipmanların basınca dayanıklılığı ve sonraki test aşamalarına uygunluğu doğrulandı. Sonuçların, reaktör tesisinin sıcak testlerine yönelik hazırlıkların başlatılmasına imkân sağladığı bildirildi.

GÜNEY KORE İLE FİNANSMANDAN TEKNOLOJİYE UZANAN GÜNDEM
Erdoğan'ın Güney Kore temaslarında dikkat çektiği TÜNAŞ–KEPCO mutabakatı, nükleer enerji alanında geniş bir iş birliği çerçevesi oluşturuyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 24 Kasım 2025 tarihli açıklamasında, mutabakatın nükleer santral projelerinin geliştirilmesi, teknoloji ve bilgi paylaşımı, sahaların değerlendirilmesi, proje finansmanı ve insan kaynağının yetiştirilmesi gibi alanları kapsadığı belirtilmişti.
Erdoğan da Seul ziyareti öncesindeki açıklamasında, Sinop Nükleer Güç Santrali Projesi için teknik ve ekonomik şartlarla yatırım modeline ilişkin değerlendirmelerin sürdüğünü ifade etmişti. Elektriğin üretim maliyeti, yatırımın finansmanı ve Türkiye ekonomisine sağlayacağı katkıların nihai kararda belirleyici olacağını vurgulamıştı.
AKKUYU ELEKTRİĞİ İÇİN HEDEF 2027
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Akkuyu'daki yoğun test sürecinin devam ettiğini belirterek, birkaç hafta içinde ilk nükleer yakıtın yüklenmesiyle santralin fiziki başlangıcının gerçekleştirilmesini hedeflediklerini açıkladı.
Bayraktar, 2027'den itibaren Akkuyu elektriğinin Türkiye'nin enerji sisteminde kullanılacağını söyledi.
Bakan, 5 Kasım'da açıklanacak Milli Enerji 2040 Vizyonu'nun merkezinde elektrikleşmenin bulunacağını da belirterek, "Türkiye'deki ekonominin bütün alanlarında elektriğin daha yoğun olarak kullanılacağı bir döneme doğru gidiyoruz. Türkiye'nin enerji bağımsızlığına nasıl gideceğini ortaya koyduğu çok kapsamlı bir planı açıklayacağız." ifadelerini kullandı.
Kaynak: Takvim
















